
Bitki Beslemede Etkin Teşhis.
Prof. Dr. Mustafa Kaplan, Akdeniz Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Başkanı. e-mail : mkaplan@akdeniz.edu.tr
Sağlıklı ve verimli bir üretimin olmazsa olmazı olan yeterli ve dengeli bir bitki beslemenin etkisi her yaşanan tecrübe ile bir kez daha daha güçlü bir şekilde kavranmaktadır. Başarılı bir bitki besleme yapabilmek için sadece gözlem ve tecrübelerimize güvenmek; yanlıştır. Alışkanlıklarımızın kolaycılığı ve mevcudu sürdürme kanaatkarlığımız ilerleme hızımızı çok yavaşlatmaktadır. Halbuki daha başarılı yeni çeşitler, sulama olanaklarındaki gelişmeler gibi pek çok iyileşmeler, verim ve kalite konusundaki potansiyelimizi hızla büyütmektedir. Ancak yetersiz ye da dengesiz beslenme bu oluşan potansiyelin gerçekleşmesinde önemli bir engel olarak ortaya çıkmaktadır. Diğer bir ifade ile artan verim potansiyelleri ve verim gerçekleşmeleri bitki besleme sorunlarını yaygınlaştırmaktadır. Bu nedenle oluşan besleme sorunlarının ilk yansımaları doğrudan ve dolaylı olarak ürün kalitelerinde daha belirgin olarak görülmektedir. Halbuki günümüz ekonomisinde kalite, karlılığın en gerekli faktörü olarak yer almaktadır. Karlı bir bitkisel üretim yapmak isteyen her üreticinin en önemli öncelikleri arasında bitkilerini doğru beslemek olmak zorundadır. Bu konuyu yeterince ciddiye almayan üreticilerin mevcut en önemli sorun olarak bildikleri konuların büyük bir bölümü doğrudan bitki besleme ile ilişkilidir. Ancak pek çok üreticimizin kalite ve bitki besleme arasındaki bu güçlü ilişkiyi kavramada yetersizlikleri bulunmaktadır. Bu yetersiz bilinci geliştirmenin en etkin yolunun yapılacak bitki analizleri marifetiyle bitki beslenmesindeki yetersizlik ve dengesizlikleri göstermek ve gidermek olduğu söylenebilir.
Bitki analizi, bitki türüne göre uygun bitki kısmından, doğru zamanda alınan bitki dokusunun kimyasal olarak analiz edilmesidir. Bitki analizlerinde en çok tercih edilen ve en yaygın kullanılan yöntem ise “yaprak analizidir”. Yaprak analizleriyle; bitkinin genel olarak beslenme durumu, gizli noksanlıkların ya da toksik düzeyde bulunan besin maddelerinin tayini, gübreleme ile ilave edilen besin elementlerinin bitki tarafından alınıp alınmadığı gibi pek çok durum izlenebilmektedir. Bu sayede; toprağa uygulandığı halde bitkide halen noksan görülen besin elementi ile ilgili müdahale yapma şansımız doğmakta ve ileriki aşamalarda karşılaşacağımız verim ve kalite kayıplarına karşı da tedbirler alabilmekteyiz. Toprağa uygulandığı halde bitki analizi neticesinde noksan görülen bir element olması durumunda, başta kök kaynaklı sorunlar (yetersiz kök gelişimi, kök hastalıkları, kök zararlılarından kaynaklanan sorunlar vb..) olmak üzere değişik nedenlerden kaynaklanan beslenme sorunları hakkında bizlere yol göstermektedir. Yaprak analizleri ile bitkide bulunan element konsantrasyonları arasındaki dengelere bakarak gübrelemeleri çok daha doğru olarak yönlendirmek toprak analiz sonuçlarını daha doğru olarak yorumlamak mümkün olmaktadır. Çiftçilerimizin çeşitli nedenlere bağlı olarak bitki gelişmesindeki önceliklerinde bazı farklılıklar olabilmektedir. Risklerin ve tercihlerin yönetilebilmesi bakımından bitki analizleri çok değerli bilgiler sunmakta ve bu yolla yüksek verim ve kalite güvencesi sağlamaktadır. Bu konuda verilebilecek onlarca örnekten sadece birkaç örnek vermek gerekirse, geç ekimlerde karşılaştığımız hasadın gecikmesinin yol açtığı büyük verim ve kalite kayıplarından zamanında yapılacak bitki analizlerine bağlı olarak bitkilerimizi başarı ile yöneterek kurtulabileceğimizi hatırlatabiliriz. Uzun bir süre depolanacak veya taşınacak ürünlerin beslenmelerindeki duyarlılıklarımızın, önceliklerin seçiminde de bitki analizleri çok yararlı bilgiler sunabilmektedir. Bazı yıllarda yağış farklılıklarının yol açabileceği riskleri (tahıllarda yatma vb) yönetmekte fayda sağlayabilmektedir. Ayrıca bitki analizleri, bir sonraki yılda yapılacak gübreleme programının hazırlanmasında da çok yararlı bilgiler verebilmektedir.
Ancak yıllardır yapılan bilgilendirme çalışmaları toprak analizleri konusunda sınırlı da olsa sevindirici bir bilinçlenmeye işaret etmektedir. Nitekim Tarım Bakanlığımızın bazı eksiklerine rağmen toprak analizlerini destekleme kapsamına almasını da bu bilincin bir sonucu olarak görmek mümkündür. Ancak gübrelemeye temel teşkil edecek analizler incelendiğinde toprak analizlerinin sayısında önemli artışlar görülse de bitki analizlerinin sayısının çok düşük olduğunu görmekteyiz. Bazı bitkisel üretim işletmelerinin elinde önemli miktarda toprak verisi bulunmasına rağmen, bu üretim koşullarında bitkide gerçekleşen sonuçlara yönelik veri bulunmamaktadır. Bu durum bitkilerin beslenmeleri hakkında nitelikli değerlendirmeler yapmaya engeldir. Halbuki üreticilerin karşılaştıkları pek çok sorun çoğu zaman doğrudan, bazen de dolaylı olarak bitki beslenmesi ile ilgilidir. Bitki analiz sonuçları ile gübrelemelerini yönlendiren üreticilerin verim ve kalite farklılıkları yoluyla önemli bir avantaj yaratabilecekleri açıktır.
Sonuç olarak, bitki analizleri marifetiyle bitki yetiştiriciliğinde karşılaşılan birçok sorunu tespit ederek bitkilerimizi önceliklerimize göre etkin bir biçimde yönetebiliriz. Ancak bu konuda çiftçilerimizin bilgi ve deneyimleri çok zayıftır. Doğru bir gübreleme önerisi için toprak analizi ne kadar önemli ise, bitki analizi ile bu gübrelemenin etkinlik kontrolünü yapmak da en az onun kadar önemlidir.Analiz desteklemelerinde bitki analizlerini de çiftçi seçimine bırakmak üzere kapsama almak Tarım Bakanlığımızın bu konuya sağlayacağı önemli bir katkı olacaktır.
|